top of page
Yazılar, Makaleler...
Ara


TÜRK DÜNYASI SİNEMASI 10: SİNEMA TARİHİNİN MUCİZESİ: 90’LAR
Birbirinin kopyası olan filmlerle geniş izleyici kitlelerini sinema salonlarına çeken Yeşilçam’ın 1980’lerdeki çöküşünün ardından bireyin sıkıntılarını anlatma derdindeki yönetmenlerin tarih sahnesine çıkmasıyla 90’lar Türk Sineması için yeni bir devrin başlangıcı olmuştur. Bilhassa 90’ların ikinci yarısı itibarıyla Türk sinemasında hem popüler sinema yükselişe geçti hem de auteur yönetmenler farklı tat ve renklerde bireysel filmler yaptılar. 90’lı yıllara başlarken Türk sine


TÜRK DÜNYASI SİNEMALARI 9: DARBELERİN GÖLGESİNDE TÜRK SİNEMASI
Darbeler yani Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ülke yönetimine el koyması sadece bir yönetim sorunu değildir aynı zamanda ülkenin demokrasisine, insan haklarına, kültür ve sanata da el koymak anlamına gelmektedir. Darbeleri ve yaratılan etkiyi anlayabilmek için dönemin atmosferini anlayabilmek önemlidir. Darbelerin etkilerini dışarıdan anlamak zor olduğu gibi hemen anlamak da mümkün olmaya bilir. Darbeler sonucu elde edildiği düşünülen birçok kazanımın sonradan maddi ve manevi mal


TÜRK DÜNYASI SİNEMALARI 8: TÜRK SİNEMASININ SİNEMACILAR DÖNEMİNDEN YEŞİLÇAMA SERÜVENİ
Ömer Lütfi Akad’ın, 1949 yılında çektiği Vurun Kahpeye filmi, Tiyatrocular Dönemi’nin kapanmasını sağlayan ve Sinemacılar Dönemi olarak adlandırılan yılların başlamasına neden olan film olarak Türk Sinema tarihine geçmiştir. Filmin çekildiği dönem tek partili rejimin sona erip Demokrat Parti rejiminin yönetime geldiği yıllardır. Devletçi anlayışın ardından, liberal politikaların uygulanmaya başladığı süreç, ekonomiyi bir miktar hareketlendirmiş bunun yanında sinema sektörüne


TÜRK DÜNYASI SİNEMALARI 7: TÜRK SİNEMASI TİYATROCULAR DÖNEMİ (1922-1940)
Türk Sinema tarihinde Tiyatrocular Dönemi olarak adlandırılan 1922-1939 yılları arasında gerçekleştirilen farklı türlerde filmler üretimi, sinema sektörünün gelişimine önemli katkılar sağlamıştır. Bu dönemde, sinema ve tiyatro arasındaki ayrımın henüz tam olarak oluşmamış olması, tiyatroya ilişkin biçim ve içerik özelliklerinin sinema üzerinde etkili olmasına yol açmıştır. Tiyatrocular dönemi, Türk Sinemasında tiyatro kökenli sanatçıların bütünüyle egemen oldukları bir dönem


TÜRK DÜNYASI SİNEMALARI 6: TÜRK SİNEMASI
Osmanlı’da II. Meşrutiyet’in ilanıyla esen özgürlük havası ile sinemada da bazı yenilikler olmuştur. Bu dönemde ilk yerli film denemeleri yapılmış, Makedon asıllı Osmanlı vatandaşı olan Janaki ve Manaki kardeşler tarafından 1908 yılında iki dakika uzunluğunda çekilen Türkler’in Hürriyet Üzerine Konuşmaları adlı film ilk belge filmi kabul edilmiştir. Bu film, 1908 yılında Genç Türkler’in Meşrutiyet’i ilan etmesiyle Manastır’da yaptıkları konuşmalardan üç farklı çekim yapılıp s


TÜRK DÜNYASI SİNEMALARI 5: TÜRKMENİSTAN SİNEMASI
Türkmenistan’da bağımsızlıktan sonraki yirmi yıl boyunca çok az sayıda film çekildi. Üstelik 1991'den 1998'e kadar sinema filmi üretimi yavaşladı ve 1998’de Türkmenfilm stüdyosunun kapatılmasının ardından bu sanat formunun varlığı fiilen sona erdi. Kapatılma nedeni, Türkmenistan'ın eski Cumhurbaşkanı Saparmurad Niyazov'a göre sinema, opera ve balenin geleneksel Türkmen sanat türleri arasında olmaması ve devlet desteğine ihtiyaç duymamasıydı.


TÜRK DÜNYASI SİNEMALARI 4: ÖZBEK SOVYET SİNEMASI
Özbekistan’da film pazarının başarılı bir şekilde gelişmesinin en önemli faktörü yerleşik bir izleyici kitlesinin varlığıdır. 1990'ların sonu ve 2000'lerin başında Özbekistan'da sinemaya ilgi hızla arttı. Devletin de desteğiyle yerli film üretiminde adeta bir patlama yaşandı. Ülkede piyasa ekonomisine geçişle birlikte sinema sektörü ticarileşirken yeni filmlerde izleyici beklentileri daha fazla dikkate alınmaya başlandı. Özbekistan'ın ulusal uzun metrajlı filmlerinin ana izle


Türk Dünyası Sinemaları 3: KAZAKİSTAN SİNEMASI
Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra 1990’larda Kazakistan Sineması Sovyet ideolojisi ve totaliter sinemadan kurtularak özgürlüğe kavuşmuştur. Dolayısıyla artık devlet tarafından sansürün ve baskının uygulanmayacağına inanan ve sevinen sinemacılar, özellikle yönetmenler daha çok film üretmeye çalışmıştır. Hemen hemen her yönetmen yapımcı olmuş, kendi film stüdyosunu açmıştır.


Türk Dünyasında Sinema Yazı Dizisi-2: KIRGIZİSTAN SİNEMASI
Kırgızistan’da 1920-1940 yıllar arasında gerçekleştirilen sinema çekimleri hakkında yazıları okurken, ülkede gerçekleştirilen her çekimin büyük bir olay olduğunu anlamak mümkündür. Her film ekibine ülke yöneticileri elinden gelen yardımı yaptığı, çekimler hakkında radyoda ve gazetelerde haberler yapıldığı anlaşılmakta. Bu seviyede ulusal sinemanın oluşumu söz konusu değildir. Fakat, kırgız sinema uzmanı Kaarman Aşımov’a göre, bu çalışmaların hepsi ulusal sinemanın oluşması iç


Sessiz Güç, Kalıcı Etki: Türkiye'nin Afrika'daki En Stratejik Yatırımı Eğitim Diplomasisi
Prof. Dr. Mehmet Sezai TÜRK Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Türkiye’nin Afrika açılımında en kalıcı ve en az görünür ama en etkili araçlardan biri eğitim diplomasisi oldu. Türkiye’de eğitim alan Afrikalı mezunlar, bugün ülkelerinde siyasetten ekonomiye uzanan geniş bir alanda Türkiye’nin “sessiz ama güçlü” gönül elçileri olarak rol üstleniyor. Afrika Açılımının Stratejik Ayağı: Eğitim Türkiye, son 15–20 yılda Afrika’ya yönelik çok boyutlu açılım politikasında eğitimi bil


“Türk Rengi” Deyince Neden Sadece Turkuaz?
Dünya Literatüründe Kayıtlı Üç Türk Renginden Kaçını Biliyoruz? Prof. Dr. Mehmet Sezai TÜRK Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Uluslararası sanat, tekstil ve renk literatüründe “Türk” adıyla kayıtlı üç ayrı renk alanı bulunuyor: Türk Kırmızısı, Türk Laciverti ve turkuaz. Ancak Türkiye’de geniş kesimler yalnızca turkuazı tanıyor. O da çoğu zaman tarihsel bir bilgi olarak değil, ticari ve estetik bir etiket olarak biliniyor. Peki dünya “Türk rengi” derken neyi kastediyor, biz


İsmail Gaspıralı’yı Doğru Anlamak: Cedid’den Cumhuriyet Fikrine Uzanan Zihniyet Devrimi
İsmail Gaspıralı’yı yalnızca bir eğitim reformcusu ya da fikir adamı olarak okumak, onu eksik ve yüzeysel anlamaktır. Gaspıralı; Türk dünyasının modernleşme sancıları içinde, dil, kimlik, inanç ve çağdaşlaşma arasında denge kurabilmiş ender bir stratejist aydındır.
Bugün Gaspıralı’nın adı sıkça anılır; ancak fikriyatı çoğu zaman romantize edilerek ya da yalnızca eleştirel yönü öne çıkarılarak anlatılır. Oysa Gaspıralı, sadece eleştiren değil; en zorlu şartlarda dahi hedefe u


Kimin Kelimesini Kullanırsan, Onun Hikâyesini Anlatırsın... Basmacı Söylemi Üzerinden Tarih, Dil ve Algı İlişkisi
Tarih yalnızca olayların kronolojik dizimi değildir; aynı zamanda bu olayların hangi kavramlarla, hangi kelimelerle ve hangi söylem içinde adlandırıldığıdır. Bu nedenle dil, tarih yazımında tarafsız bir araç değil; çoğu zaman iktidarın kurucu unsurudur.


Orta Asyadan Kuzey Afrika’ya Kırgız Türkleri’nin İzleri: MANGUŞ AİLESİ -LİBYA
Türklerin Orta-Doğu’ya ve Kuzey Afrika’ya gelişleri uzun asırlar boyu devam eden ve art arda gelen dalgalar gibidir. Her dalga ayrı bir Türk grubunu bu bölgeye sürüklemiş ve ayrı bir katman oluşturmuştur. Üst üste biriken Türk katmanları bölgede bugün tek varlık halindedir. Ancak hiç beklenmedik bir zamanda ve yerde karşımıza çıkan bir aile ismi veya bir hatıra bize Orta Asya’ya uzanan ayrı bir geçmişi hatırlatmaktadır. Libya’da yaşayan geniş Manguş ailesinin ismi de bunlarda


Türkiye Yüzyılı ve Türk Asrı İçin Büyük Fırsat
Yirminci yüzyılın başlarında yeşeren fidanlar şartların uygun olmamasından, Osmanlı’nın ve diğer Türk Devletlerinin zayıf olmasından kaynaklı büyümedi, büyütülemedi. Bugünlere geldiğimizde fidanlar yeniden dikildi. Artık hem şartlar uygun hem de halklar. Geçmişteki eksiklikler yeniden gözden geçirilmeli ve bu fırsat iyi değerlendirilmelidir. Yapılacak hataların telafisi yoktur ve tarihi fırsatın kaçmasına sebep olabilir.


Türkiye Yüzyılı ve Türk Asrı Vizyonuna Önemli Bir Katkı: TÜRKİYE-AZERBAYCAN ÜNİVERSİTESİ
Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi ile Ahmet Yesevi Uluslararası Türk-Kazak Üniversitesi’nin başarıları ülkemizin göğsünü kabartıyor. Şimdi bu iki üniversiteye bir yenisi daha ekleniyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, seçimlerin ardından resmî ziyaret için gittiği Bakü'de Azerbaycanlı mevkidaşı İlham Aliyev ile görüştükten sonra Türkiye ve Azerbaycan'ın ortak bir üniversite kuracağını açıkladı. İki lider arasında imzalanan anlaşma ile kurulma sürecine giren Türkiye-A


Devletsiz Türk, Yurtsuz Kuş Gibidir
Türk tarihinin temel gerçeği, bir milletin devletle kaim olduğu gerçeğidir.
Türk, devletsiz kaldığında yalnız toprak kaybetmez; dilini, dinini, geleneğini ve hafızasını da kaybeder. Bu yüzden “devlet” kavramı Türk düşünce tarihinde sadece bir yönetim biçimi değil, varoluşun kendisi olarak görülmüştür.


"Türk Dünyası Dijital Vatandaşlığı Projesi, Türk Dünyası’nın her alanda, ortak paydada hareket edebilme kabiliyetini geliştirecek"
Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi’nin temeli 1995 yılında İzmir’de atıldı. Türkiye ve Kırgızistan hükümetleri tarafından Bişkek’te kurulan üniversite 1997-1998 eğitim yılında öğretime başladı. Aralık ayında 25. Kuruluş yıl dönümünü görkemli bir törenle kutlayan üniversite Anadolu ile Ortaasya Türklüğü arasında bir köprü görevi görüyor. Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı ve Rektör Danışmanı Prof. Dr. M. Sezai Türk, “Üniversitemizde Türk Dünya


Türk Dünyasında Sinema Yazı Dizisi-1: AZERBAYCAN SİNEMASI
Azerbaycan sineması, ülkedeki milli ruhun korunmasına hizmet ederek seyircinin estetik zevkinin ve dünya görüşünün oluşmasında önemli rol oynamıştır. 1993 yılında Cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturan Haydar Aliyev Azerbaycan’da sinema sanatının gelişmesine büyük özen göstermiştir. Aliyev, "Azerbaycan halkının birçok nesli sinemayla yetişmiş, sinemanın etkisiyle şekillenmiş, gelişmiş ve kültürlenmiştir... Azerbaycan sinemasının halkımızın kalkınma yolunda hizmetleri vazgeçilmezdi


Türk Kültürünün Tükenmişlik Üzerindeki Etkisi
Türk toplumunun genelinde aile yapısı güçlüdür, "ekmeğin bölüşülmesi" kültürünün sürdürülmektedir, bu durum bireyin tükenmişliğine, yaşanılan maddi ve manevi krizlere karşı direnci artırmakta, gerçekleştirilen yardımlaşmalar ayrıca moral ve motivasyon sağlamaktadır. Sağlam toplumsal yardımlaşma geleneğine sahip olan Türk aile yapısındaki birlik ve dayanışma kültürü tükenmişliğin yaratacağı olası yıkımın etkisini zayıflatmaktadır.
bottom of page
